Kitap 1988 yılında yayımlanmış ilk defa. Türkçe'ye tam olarak ne zaman çevrildi net bilmemekle birlikte, yanılmıyorsam ben ortaokuldayken falan ortalığı bir kasıp kavurmuştu: bestseller oldu, elden ele dolandı falan. Annem okudu, teyzem okudu, dıdımın dıdısı okudu falan filan. Ama gel gelelim bence koca bi fıssssss. Ortada bir kişisel menkıbe dönüp duruyor. Her paragrafta iki kere geçiyor. Menkıbe de hani rüyada görülen bir hazine, gerçek mi gerçek belki ama kendini yollara atmak için yeterli kanıt değil. Yani olaya çat diye girdim ama anlaşılmıştır kitabı beğenmedim hiç. 160 küsur sayfa ama upuzuun sürdü bitmedi okuyasım gelmedi. Ne bileyim daha güzel bir şey bekliyordum belki de ondan. Ya da hali hazırda paralelde okuduğum Otostopçu da olduğu için kafamı veremedim bahaneler bahaneler. Zorla mı yani beğenemedim napayım :)

Ya ayni yorumu zamaninda annem de yaptigi icin ben hic yeltenmedim bunu okumaya :) Okumam da heralde hehe
YanıtlaSil