Chuck Palahniuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Chuck Palahniuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2012 Salı

Görünmez Canavarlar


Dayak yedim, bariz dayak yedim. Chuck Palahniuk, okuduğum ilk iki kitabından sonra ilk kez feci dövdü beni. Mazoşistçe de bir zevk aldım orası ayrı konu. =)

Herkesin her zaman tam olarak sevmeyebileceği şeyleri okumayı seviyorum, absürd edebiyat, yeraltı edebiyatı vs vs. İşte asıl yer altı ne bu kitapta tam anlamıyla gördüm.

Yüzü silahla yaralanan Shannon’un başına gelenleri okuyoruz. Ama öyle su gibi akıp giden bir hikaye değil.  Sayfa numaraları sanki 1, 2, 3, gibi değil de, 1, 78, 13, 189 gibi gidiyor. Bir ileri bir geri, bir başa bir sona. O yüzden hızlı okunmazsa büyüsüne kolay kapılanacak bir kitap değil.

Shannon’un abisi Shane’in hikayesini okuyoruz.
Shannon’un en yakın arkadaşı Evie’nin hikayesini okuyoruz.
Shannon’un sevgilisi Manus’un hikayesini okuyoruz.
Shannon’un hayatındaki Prenses Brandy Alexander’ın hikayesini okuyoruz.
Ellis, Seth, Alfa Romeo, Hewlett Packard ve diğerleri.
Hikaye karmakarışık yumak haline geliyor ve sonra öylesine hızlı çözülmeye başlıyor ki neye uğradığını şaşırıyor insan.

İnsanların aslında göründükleri gibi olmadıklarını anlatan başarılı bir popüler kültür eleştirisi. Cinsiyet ve seks kavramlarına bambaşka bakış açıları. Kıskançlıklar ve “başkası gibi” olabilmek uğruna göze alınanlar. İnanılmaz.

Kitapla ilgili tek eleştirim var ki o da Türkiyede’ki yayın evi ve çevirmenle ilgili; İlki “emlakçi” değil “emlakçı”. İkincisi de kitabın sonlarına doğru bir cümlede yazılmak istenen “düşündüğüm” kelimesi hiç bir şekilde dikkat edilmeden “düşündbssssssssssssüğüm” şeklinde yazılmış. Cümleyi ilk okuduğumda acaba bir şey mi demek isteniyor yazım yanlışı değil mi ki diye düşündüm ama bariz yanlış sanıyorum ki. Zaten yapacağım eleştiri kesinlikle kitabın içeriğiyle ilgili olamazdı.

“Seth dikiz aynasından göğüslerime bakıp ‘ İnsanlara haftasonu tatilinde ne yaptıklarını sormamızın tek nedeni, kendi haftasonu tatilimizi anlatma isteğimiz,’ diyor.”
“Kimden nefret edeceğimizi bilmediğimiz zamanlar kendimizden nefret ediyoruz.”

27 Ağustos 2011 Cumartesi

Ölüm Pornosu

Ağustos ayı biraz verimsiz bir ay oldu ne yazık ki. İş değiştirme, tatil derken kitap aleminden uzak kalındı, hoş değil. Her neyse, Tıkanma'dan sonra okuduğum ikinci Palahniuk kitabı Ölüm Pornosu. Aslında sırada Görünmez Canavarlar, Gösteri Peygamberi falan vardı ama bu kitabın Türkiye piyasası biraz olaylı oldu. Kitap müstehcen bulundu, çevirmeni gözaltına alındı, kitap toplatılacak dendi e ben de sonra arar bulamam diye gidip aldım kitabı hemen. Koca Ağustos ayı boyunca okudum. Biraz bölük pörçük oldu ama çok da sürükleyecek bir kitap değil zaten. 

Bir porno yıldızımız var Cassie Wright. Jübilesini 600 erkekle yatarak yapmakta. Hikaye bir günden ibaret. 600 farklı erkeğin üç tanesinin ağzından dinliyoruz hikayeyi; Bay72, Bay137 ve Bay600, isimlerini kullanmıyoruz pek. Yıldızımızın kayıp bir çocuğu da var hikayede. Betimlemeler muhteşemdi. En ince ayrıntıya kadar öyle güzel vermiş ki yazar kokuları bile hissettim neredeyse. Okurken sonunda pek bir şey çıkmayacak galiba diye okurken, sonu şaşırttı beni doğrusu. Yine de son yorumum "eehhhh" olur, fazlası değil. Bu arada sansüre karşıyız. Kitap toplatılmasın, müstehcen diyenler okumasın!!!

13 Şubat 2011 Pazar

Tıkanma

Yeraltı edebiyatından bir romandı. Fight Club’ın yazarı Palahniuk tarafından yazılmış, yine değişik kurgular, atlamalar, birleştirmeler sözkonusuydu. Victor, esas oğlumuz, bir seks bağımlısı ve kendisi gibi bağımlıların bulunduğu terapi seanslarına katılıyor, faydası oluyor mu tartışılır. Annesi hasta ve hastanede yatıyor, onun hastane masraflarını karşılamak için de türlü restoranlarda boğulma numarası yaparak kendini kurtaran insanlardan sahte kahramanlar oluşturarak onların yaptığı yardımlarla kendine bir gelir kapısı yaratıyor. Annesinin gizli hayatını yazmış olduğu İtalyanca günlükten öğrenmeye çalışıyor ama gerçekleri öğrenmesi bir hayli zaman alıyor. Aynı Fight Club’ta olduğu gibi, terapide tanıştığı arkadaşı Denny’nin eve mastürbasyon yapmadığı her bir gün için getirdiği taşlarla yaptıkları tapınakla toplum üzerinde bir etki bırakılıyor. İlginç bir kitaptı yalan değil. Kurgu karmaşık olduğu için dikkatli okumak gerekiyor ama garip bir zevk alınıyor kitaptan. Anlatılan konularla ilgili verilen örnekler benzetmeler güzel.

"Harika bir kitap, doğru tanım değil ama ilk akla geleni.”