Katalonya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Katalonya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Kasım 2011 Cumartesi

Deniz Katedrali

Barselona sokaklarında nefes nefese geçen bir hikaye daha. İspanya iç savaşı sırasında yaşananlar, kıtlık, emek, aşk her şey vardı bu kitapta. Hikaye zaten baş kahramanın anne ve babasından başlıyor, daha sonra doğumu ve devamını okuyoruz. 
Estanyol ailesinin kaderinin bir derebey tarafından zifaf gecesi çizilmesiyle başlayan hikayenin çizgisi o kadar farklı yerlere saparak ilerliyor ki tam tamına 751 sayfa olan külçe gibi bir kitabın nasıl bir anda bitiverdiği anlaşılmıyor. 
Hikaye; Arnau Estanyol'un doğuşu, Barselonaya gelip vatandaşlık kazanması, aşık olması, Santa Maria del Mar katedrali için çalışması, zengin olması ve yine aşık olması sırasıyla devam ediyor. Betimlemeler süper. Her ne kadar kitabın bir yerinde "hatırlar mısın bir zamanlar fakir ama gururlu bir genç vardı" durumuna bağlayıp beni güldürse de çok beğendim. 
Yine Barselona sokaklarını kitapla birlikte tek tek gezdim, gidip yerinde gördüğüm Santa Maria del Mar katedralini adeta ben baştan inşa ettim. Avrupa tarihiyle ve Engizisyonla ilgili ayrıntılı bilgiye sahip oldum ve ve ve tabiki o enfes hispanik isimlerin hepsine yine ve yeniden hayran oldum. Barselonaya yeniden yolum düşerse bu katedrali bu sefer bambaşka bir gözle ziyaret edeceğim.

"...Katalonya teşrifatçısı Don Pedro, donanma amirali ve din adamı Pere de Montcada, Pedro de Eixérica ve Blasco de Alago; Gonzalo Diez de Arenos ve Felipe de Castre, Peder Joan de Arborea, Alfonso de Loria, Galvany de Anglesola, Arcadic de Mur, Arnau d'Erill, Peder Gonzalvo Garcia, Joan Ximenez de Urrea ve orduları, çalışanları ile savaşa katılmaya hazır daha bir çok soylu ve şövalye..."

22 Kasım 2010 Pazartesi

Rüzgarın Gölgesi


Kitabı Barcelona tatilim öncesi canım Chill Is arkadaşımın tavsiyesi üzerine almıştım. Kitapta Barcelona çok iyi tasvir edildiğinden, okurken oradaymışcasına sokakları, mekanları hayal edebileceğimden bahsetmişti hakikaten de öyle oldu. Kitaba başladığım haftasonu Barcelona'ya gittim ve döndüğümde de kitabı bitiriverdim bir çırpıda. 

Tibidabo'yu gezmedim. Aslında Barcelona'ya bir kez daha gidebilmek için geride gezilmedik bir kaç yer bıraktım doğru, o yüzden Tibidabo sokaklarını hayal edemedim ama diğer tüm sokaklar isimler hep tanıdıktı. Bir kitabın peşindeki macerayı konu alan kitabın beni içine alması hiç zor olmadı. Hep bana ilginç ve çekici gelmiştir bir kitaptan ya da bir filmden etkilenen insanlar bunu felsefe edinmeleri falan. Bu kitapta da böyleydi aynen. 

Unutulmuş Kitaplar Mezarlığında küçük Daniel'in seçtiği "Rüzgarın Gölgesi" adlı kitap ve ardından yaşadığı serüvenleri güzel bir kurguyla anlatıyor. Gönül isterdi İspanyolcam roman okuyacak kapasitede olsun ve bu kitabı İspanyolca orijinalinden okuyayım ama henüz namümkün. Adeta içinde her şeyi barındıran filmler gibi aşk, ihtiras, yalan dolan her şey var kitapta ama bunların uyumuna öyle bir kaptırıyor ki insan kendini okurken, kitabın sonuna geldiğinde olaylar çözülürken garip tepkiler verebiliyor. 

Ah bir de o hayran olduğum hispanik isimler yok mu, Daniel, Beatriz, Penelope, Fermin Romero de Torres, okuması bile melodik. Hakkında yorum yazdığım ilk kitap olarak raflardaki yerini alan bu canım kitap beni hispanik kültürün diğer kitaplarını okumaya da yönlendirmiyor değil. Barcelona seven, gidip görmek isteyen ve hatta gidip gören herkese tavsiyedir benden. Gidip yerini araştıran arkadaşım Tibidabo No:13'te öyle bir malikane olmadığını söylüyor ama Daniel ve Fermin'in ve hatta Beatriz'in maceralar yaşadığı o sokakları da gezmenin de hoş bir hissiyat olacağını düşünüyorum.