Ursula K. Le Guin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ursula K. Le Guin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Temmuz 2012 Cuma

En Uzak Sahil - Yerdeniz 3




Yerdeniz serisine başlayalı epey zaman olmuştu ama seri çok fazla sarmayınca kolay kolay gelmiyor işte. Aylar sonra aldım kitabı elime. Aslında çok kalın da değil 200 sayfa civarında ama yine zor okuduğum kitaplardan oldu.

Ejderhalar, büyüler iyi hoş ama bir yere kadar. İnandırıcı olmasını beklemiyordum ki zaten bu tarz bir kitaptan onu beklemek saçmalık olurdu ama yine de sevemedim. 

İlk iki kitapla bağlantılar yine var, Ged yine baş karakter. İsimler, olaylar hep önceki kitaplarla adreslenmiş. Zaten serinin son kitabı olarak tasarlanıp yazılmış ancak yazar yıllar sonra bu seriyi böyle bitirmek istemediğine karar verip devamında iki kitap daha eklemiş. "Yerdeniz Üçlemesi" bir anda "Yerdeniz Beşlemesi" oluvermiş.

Ama bir "son kitap" olduğu belli, bir sona yaklaşış, ölüm konusu var. Büyülerin, güçlerin kaybolması, insanların büyünün bir yanılsama olduğuna karar verip ondan vazgeçişi var. Herhangi bir alıntı yapmadım, dikkatimi çeken çok fazla şey de olmadı doğrusunu söylemek gerekirse. Uzun lafın kısası Yerdeniz Beşlemesi benim için Üçleme'de sona ermiştir. Ama Ursula Hanım'ın diğer kitaplarının lezzetini tatmak boynumuzun borcudur, o ayrı. 

26 Ocak 2012 Perşembe

Atuan Mezarları - Yerdeniz 2


Yerdeniz serisi hızla devam ediyor. Bambaşka bir hikayeyle başlayıp ana hikayeye bağlandık, İhsan Amca tarzı ama tabi o kadar vay anasını dedirtecek cinsten değil. Hikaye Kargad Adaları'ndan Atuan'da geçiyor, Mahal topraklarındaki Tanrıkrallık ve rahibelik anlatılıyor. Minik kahramanımız Tenar, yeni başrahibe olarak yetiştirilmeye başlıyor ve tüm Atuan Mezarları onun sorumluluğu altına giriyor. Kocaman devasa bir labirent tünelde bulunan hazine Tenar tarafından korunuyor. Hikayenin ilk kitapla bağlantısı çok güzeldi, ilk kitapta bağlantının ikinci kitapta kurulacağından bahsediliyordu zaten bilerek okunuyor o yüzden ama Ged ile Tenar'ın buluşması çok hoştu.Dev karanlık labirent öyle gerçekçi ki ufak iç daralmaları yaşadım okurken. Cinsellik konu ediliyor yaziyor kitabin arka kapağında, her şeyi o kadar farkli yöne yormak mümkün ki 150 sayfalik kitaptan binlerce anlam çikarilabilir. Yerdeniz felsefesi bu sefer çok kullanılmamış hatta ilk kitapta okuduğumuz şeyler sık sık tekrarlanıyordu. İlkine kıyasla daha silik ama yine de bir o kadar güzel.

19 Ocak 2012 Perşembe

Yerdeniz Büyücüsü - Yerdeniz 1


Yerdeniz Büyücüsüyle birlikte fantastik edebiyata hızlı bir giriş yaptım sanıyorum. Le Guin'in önce üçleme olarak başlayan daha sonra beşlemeye tamamlanan Yerdeniz serisinin ilk kitabı. 
İlk önce Harry Potter'ın yüksek ölçüde bu seriden esinlendiğini düşündüğümü söylemeden edemeyeceğim zira Hogwarts yerine Roke, Draco Malfoy yerine de Jasper var. Yani ben okudukça öyle hissettim de diyebiliriz.
Bambaşka bir dünya Yerdeniz, yüzlerce adadan oluşuyor ve üzerinde yaşayanlar tarafından tepsi şeklinde olduğu, en doğusuna ya da en batısına gidildiğinde Yerdeniz'den düşüleceğine dair bir inanç var. 
Kahramanımız Ged (Çevik Atmaca) kendi köyünde yaşanan bir sis olayını savurmakla birlikte doğuştan büyücü olduğuna inanılan bir kahraman. Önce kendi adasında büyücü olarak yetiştirilmek üzere alınıyor ardından Roke Büyücülük Okulu'na kendi isteğiyle gidiyor. Yaşadığı bir çekişmeyle kendine düşman bir Gölge ile başetmek zorunda kalıyor ve bir kaçış-kovalamaca hikayesi başlıyor.
Ayrıntılar, o dünyanın kendine has özellikleri çok güzel anlatılmış. Örneğin bir kişinin gerçek adını (Kadim Lisan) ismi veren kişiden başkası bilmiyor çünkü bir kişinin gerçek ismini bilmek onun güçlerine de sahip olmak anlamına geliyor. Bu ayrıntı kitabın temel taşlarından biriydi ve hikaye içindeki kullanılışları çok güzeldi.
Ayrıca bir de otak hikayesi var. Büyücülerin devamlı yanlarında taşıyabilecekleri bir hayvan olabiliyor, tıpkı Ged'in otağının olması gibi. Ben de devamlı cebimde omzumda taşıyacağım bana sadık ve beni ölümden döndürebilecek bir hayvanım olsun isteyebilirim. Seri ne zaman biter bilemiyorum ama gerçekten okuması keyifli olacağa benziyor.
Yapabileceğim tek eleştiri ise incecik kitaba çok fazla bilgi, ayrıntı, detay konulmuş olması. Bu nedenle bir çırpıda değil de sindire sindire ağır ve özümseyerek okumak gerekiyor.
" ...Nereye gideceğini bilmediğinden, önüne çıkan ilk kasabalıya Roke Okulu'nun müdürünü nerede bulabileceğini sordu. Adam onu şöyle yan gözle uzun uzun süzdükten sonra, 'Akıllıya soru gerekmez; aptal ise boşuna sorar,' deyip yoluna devam etti..."
"...genellikle Ged konuşmalarını, Ogion'un ona yıllar önce bir sonbaharda, Gont Dağı'nın sırtlarında söylemiş olduğu bir şeyi mırıldanarak bitiriyordu: 'Duyabilmek için, susmak gerekir'..."