
Çağdaş Türk yazarlarını yakındandan takip etmeye başladığımdan dolayı Can Kozanoğlu’na bir meraktır saldım tabi ki. Kitap tamamen bir anı kitabı, roman demek haksızlık olur.
Yazar içinden geldiği gibi çekinmeden hiçbir anlatım tarzı, üslup sıkıntısına girmeden anlatmış başından geçenleri (?). Hikayeler gerçek mi tam olarak bilmiyorum tabi, tepki vermeyeceğim bu kadar çok hikaye nasıl gelmiş başlarına diye çünkü insanların başlarına geliyor böyle şeyler gerçekten. O gazetelerde okuduğumuz haberler bir yerlerde birilerinin başına geliyor sonuçta. Adana’da başlayıp İstanbul’da devam eden bir hayat. Aile ilişkileri, ölümler, yaşamlar, trajikomik anılar... Güzel bir kitaptı ama hani aklımda pek bir şey kalmadı arkasından. Ya da beni çok etkilemedi. Sadece Şeref Dayı’nın öyle bir hikayesi var ki bir onu unutmam sanıyorum bu kitapta. Mutlaka alın okuyun diyemeyeceğim için kızmaz umarım sayın Kozanoğlu bana ama isteyen olursa kitabı okuması için seve seve ödünç verebilirim.
" Biz, küfürcü ve kavgacı üç kardeş, sık sık sarhoş olan babamız, haylaz ve seks düşkünü Kıvanç Abi, hayallerdeki evlat tipine hiç uymayan Arınç Abla, tüm saflığı içinde vukuatlar işleyen Muammer Enişte... Baba tarafına geçersek; halamı her fırsatta aldatan Yaşar Enişte, aldatılmayı pahalı hediyeler karşılığında affeden halam, ömrünün son gününe kadar gariban kızları taciz etmekten vazgeçmemiş dedemizin hâlâ taze olan anıları... Bunlar çevreye anlatılabilir şeylerdi, çevremizdeki insanlar da böyle yaşıyordu, herkes birbirini anlıyordu. Ama genelevde çalışan bir gelin... Çevremizde böyle bir şey yoktu..’Ah Şeref...ah Şeref....’"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder