19 Kasım 2012 Pazartesi

Yüksek Topuklar

Küçük erkek çocuğu hikayelerinden, kız çocuğu hikayelerine geçişim çok sert oldu aslında. Ama bu tam da bir küçük kız hikayesi değil, koca koca kadın hikayecikleri.

Herkesin bu kitap için yaptığı ilk yorumu ben de yapmak istiyorum. Bir karşıcinsin kadın dünyasını bu kadar iyi gözlemleyebilmesi ve duyguları birebir aktarabilmesi akıl alır şey değil, ama bu noktada Murathan Mungan'ı sorgulayacak değilim.

Nermin'in Tuğde ile 5 gününü okuyoruz 527 koca sayfa boyunca. Hİkayenin çeşidi çok da olsa ben kitabı biraz ite kaka okuduğumu söylemeliyim doğrusu. Betimlemeler uzun ve cümleler bir yerden sonra sonunu sizin tahmin edebileceğiniz şeyler. Yine de solcusundan, feministine, lezbiyeninden annesine tüm kadınları hap yapmış ve bizlere sunmuş sayın Mungan. Kitaba ismini veren yüksek topuklar'ın da kitapta kullanılış yerine bayıldım doğrusu.

Ben ileride anne olacaksam erkek çocuk annesi olmak istiyorum, neden erkek çocuğunu bu kadar istediğimi bilmemekle beraber kız çocuklarını işte tam da Tuğde gibileri yüzünden sevmiyorum.

"İçimi dökmek amacıyla, Tuğde'nin çeşitli marifetlerinden ve konuşmalarından söz ettiğim birkaç arkadaşımın, beni inançsız gözlerle dinledikten sonra, beş yaşında bir kızın bütün bunları asla yapamayacağı, söyleyemeyeceği yollu itirazlarına sinirlendiysem de fazla belli etmedim. Herkes kendi yaşam deneyimlerini gerçekliğin kendisi, diğerlerininkini kurmaca ürünü sandığı sürece, iletişim denen şey olanaksız olmaya devam edecekti."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder