9 Şubat 2012 Perşembe

Gizliajans

Alper Canıgüz'ün halihazırda yazılmış tüm kitaplarını bitirmiş olmanın üzüntüsü içerisinde olduğumu belirterek başlıyorum. Kapanış biraz sönük oldu ama. Oğullar ve Rencide Ruhlar ile Tatlı Rüyalar'dan sonra en az onlar kadar absürddü yine ama onlar kadar etkileyici olmadı benim için. Alper Canıgüz kitaplarında en sevdiğim şey ise kitabın arka kapağının okunduğunda insanda heyecan yaratması ama kitabın içeriğinin bambaşka bir dünya olması. Gizliajans'ta kitabın konusuyla ilgili olarak beklediğimden fazlasını buldum.Yine uç örnekler, yine çok komik. Gizliajans'ta işe başlayan Musa'nın başına gelenler, paravan bir şirket, dönen gizli dolaplar, İstanbul'da başlayıp Yunanistan'a uzanan bir hikaye. Yalanlar, yalanlar, yalanlar... İnce ince işlenmiş bir hikaye ama sonu ve hikayenin tasarlanış sebebi beni pek tatmin etmedi. 
Aşk, Küçük Prens, Kaan Sezyum, uzaylılar, Yunan Adaları... Yine birbirinden kel alaka şeyler. Bu arada her üç kitapta da bahsedilen, Kız Tevfik, Tahtakafa ve diğerleri için Canıgüz'e teşekkürleri bir borç bilirim, zira kitapta nerde ne zaman karşıma çıkacaklarını heyecanla bekliyordum. Bir de Sayfa 63'te "Korkma ben varım" diyerek Murat Menteş'e bir selam çakılmış gibime geldi, güldüm kendi kendime. Hakan Günday'ın Azil'inden sonra çerez gibi bir çırpıda bitti ama Canıgüz ne zaman bir kitap yazar da okuruz telaşı sardı bile şimdiden...
"...İki insanı, bir üçüncüyü ezmek kadar birbirine yaklaştıran bir şey var mıdır şu dünyada?.."

"Ajansın kapısına varmıştık. Kuzey Kutbu'na adım atmadan önce durup ona döndüm. 'Neden burada çalışıyorsun Sanem?' Ve ismin dudaklarımı yakıyor, neden?..."

" Gerçekten de söylediklerini anlamamı istemediği zamanlarda, mesela birilerine benim nege kagadagar agaptagal vege pıgısıgırıgık bigir şegey olduğumdan falan dert yanarken kullanırdı bu dili."

"Dehşet içinde ona baktım. 'Şey... Bu işi yaparken alkol almasak daha iyi olmaz mı?' -'Korkma,' dedi Fezai Aydıntürk. 'Ben bu aleti götümle bile kullanırım'..."

“sanem hanım. sanem. evlen benimle sanem. kadınım ol benim. yasadıgım tüm acıları, yaptıgım bütün kötülükleri, pismanlıklarımı, hatalarımı akla. basına çiçekten taçlar yapayım, sana siirler yazayım, seni her gece masallar anlatarak uyutayım. bazı aksamlar dvd’de film seyredelim seninle. birlikte hüzünlenelim, birlikte gülelim. sanat galerileri gezelim. sen benden daha çok anla modern sanatı. gördügümüz eserlerin ne anlama geldigini açıkla bana, ben basımı sallayayım. ah ben ne aptalmısım! nasıl olup da varlıgından kuskuya düsmüsüm? oysa hayat denen bu yaranın seni bulmak dısında ne anlamı olabilirdi ki? bak simdi her sey ne kadar açık görünüyor oysa. ilk görüste aska inanırsın, degil mi sanem? evet, çok dogru. ben de baska türlüsüne inanmam zaten. biliyor musun sanem, ben seni hep severim. her gün daha çok severim. bak mesela pencerenin önüne bir kus konar ben seni severim, bir tren yolculugunda pencereden dısarı bakarken derme çatma bir ev gözüme çarpar ben seni severim, burnuma eskilerden, hangi uzak hatıraya ait oldugunu bir türlü çıkaramadıgım bir koku çarpar ben seni severim, kafama kus sıçar ben yine seni severim… anlıyor musun beni? sonra ben bazen biraz fazla kıskanç olabilirim. diyelim yazlık bir yere gitmisizdir de, bir aksam sen çok hos bir tunik giymissindir, oradaki bütün erkekler bayılır sana, hemen asık olur. ben mesela tunik nedir onu bile bilmeden kıskançlıktan çatlayabilirim böyle bir durumda. ama belli etmem. ama sen yine de sezersin. öyle bir laf edersin ki ben, benden baska hiç kimseye bakmayacagını anlarım. o kadar da incesindir. bir de bir iyilik rica edecegim senden. gözlerine o elem ifadesini yükleyen alçagın adını söyle bana. söyle ki, ona hemen düello sahitlerimi göndereyim. silah seçimini o yapsın. evet. utanarak kabul ediyorum ki, bunu bir yerde okudum. ama ne fark eder? bütün siirler, romanlar senin için yazılmadı mı zaten? sarkılar senin için söylenmedi mi? masumların kanı senin için akmadı mı? ruhum hep seni aradı benim sanem. hep seni arar. milyonlarca yıl geçsin, sistemler çöksün, günesler patlasın benim ruhum seni arar. ve biliyor musun sanem, bulur da. simdi buldugu gibi bulur. seni seviyorum. seni seviyorum. seni seviyorum.” 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder