Öncelikle Alper Canıgüz'e bir kere daha yıldızlı pekiyi verdiğimi söyleyerek başlamak istiyorum. Tatlı Rüyalar'dan sonraki beklentimi bir hayli karşıladığını söyleyebilirim.
Hikayemizin kahramanı Alper Kamu (ki bir yerden çağrışım yapıyor okur okumaz) 5 yaşında yaşıtlarından bir hayli farklı bir çocuk. Adeta 5 yaşındaki bedene sıkışıp kalmış koca bir adam. E haliyle çocuk saflığından uzak kahramanımızın başına gelen şeylerin de kendisi gibi tuhaf olması çok normal. Zira kendisi devlet işlerinden, bürokrasiden, rüşvetten, alkolden, kadınlardan, felsefeden her şeyden haberdar. Zaten tanık olduğu cinayeti de aslında bu zekasıyla çözüyor ufaklık herkesi parmağında oynatabiliyor. Kısacası tam bir küçük şeytan.
Kurulan cümleler; birçok şeye iğnelemeler, hayatta her zaman herkesin başına gelebilecek şeylere değişik yorumlar içeriyor. Devamlı yüzde bir gülümsemeyle okunan kitaplardan.
Hikayenin en güzel bölümü ise kuşkusuz Tatlı Rüyalar'da da karşılaştığımız metafiziksel bir "böyle uyurdu zerdüşt" bölümü. Öztürk'le yapılan diyaloglar ve bir insanın bedenine giriş hikayesi inanılmaz bir betimleme. Zaten kitabın bu bölümüyle ilgili olarak Alper Canıgüz "kitabımdaki 'böyle uyurdu zerdüşt' bölümünün gereksiz olduğunu söyleyenler oldu, diyorum ki ben, bu kitap o bölüm için yazıldı" demiş. Çok da iyi demiş.
Ha bir de kitabın sonundaki mektup var ki başlı başına sayfalarca yorum yazılacak cinsten. Çocuk saflığı aslında o son sayfada gizli.
"...Zaman bir su gibi akıp gidiyordu. Yüksele filmleri vereli bir hafta, kadınların kıçından işemediğini öğreneli iki yıl olmuştu..."
"...'Buruk bir çocukluk geçirdim Öztürk' dedim, sümüklerimi çekerek. 'Ben devrik cümle bile kuramazdım. Kuramazdım , çünkü korkardım. Sorumluluklarım vardı. Akranlarım bozuk bir Türkçe'yle gül gibi anlaşırken, bütün o gramer kurallarının anasını ağlatarak bildirişirken, giriş gelişme sonuç kavramlarından bihaber, rasgele bölünmüş paragraflarla kompozisyon yazarken, ben... Ben kendime ihanet eder cümlenin öğelerine sadık kalırdım'..."
"...Seni seven arkadaşın, Hakan Tiryaki..."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder