20 Aralık 2010 Pazartesi

Yabancı

Camus kitaplarının Fransız Edebiyatında önemli bir yeri olduğunu duyuyordum hep. Zamanında Veba'yı da okumuştum zaten. Benim elimdeki kitap İzmir'den bir sahaftan annem tarafından alınmış. 1984 basımıydı. Hani 2000'den sonra basılan kitaplarda dil iyice yalınlaştırılıyor ya, haliyle bu kitap bi önceki jenerasyondan olduğu için yalınlaşma falan yoktu. İlk başta acaba çeviri mi değişik geliyor bana diye düşünmeye başlamıştım okurken ama sonra kitabın basımının eski oluşunu hatırladım. Kitap kısacıktı zaten, İzmire giderken yanıma almıştım uçakta okumaya başladım, 2 gün sonra dönerken yine uçakta bitirdim. Hayata bakışı farklı bir insanla karşı karşıyaydım kitapta, yaşadığı şeyleri yaşamış olması ya da yaşamaması bile umurunda değil. Değişik bir psikoloji, sevmiyor, hissetmiyor, ağlamıyor. Burçlara çok inandığımdan değil ama duygusal bir insan oluşumu, yer yer sabırlı olup sınırını aştığım zaman utanmadan ağlayışımı hep balık burcu oluşuma bağlarım, bu yüzden hissetmemek, ağlamamak bunlar benim için imkansız şeyler. İmkansız diyerek kestirip atmamalı tabi ki insan neler yaşayarak ne durumlara geliyor. Kitap bittikten sonra kişinin üzerine düşünülesi, sorgulanası. Tüm bunların dışında hayatın değişik dönemlerinde tekrar okunası bir kitap. O anki psikolojiye bağlı olarak her seferinde başka anlamlar bulmam mümkün

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder